| 2008 Tüketici Ödülünü Kazandık |
|
|
|
|
Tüketici Diyalog Derneği –TDD, hijyen, tedarik malzemeleri ve uygulamalar konularında gösterdiği performans nedeniyle Güler Osmanlı Mutfağı’na 2008 yılı Tüketici Ödül’ünü verdi.
GÜLER OSMANLI MUTFAĞI
Kadıköy Hasanpaşa'da 42 senedir polis karakolunun karşısında hizmet veren güzide mekanı ağabeyi Şeref Güler ile birlikte işleten Ali Güler, Güler Osmanlı Mutfağı'nın kuruluş ve gelişimini şöyle anlattı:
Öner Ilgaz, Ayfer ve Ali Güler
MÜŞTERİLERİMİZ BİZİ YÖNLENDİRDİ Müşterilerimizin de teşvikiyle geleneksel Osmanlı mutfağının lezzetlerini sunan Güler Osmanlı Mutfağı'nı aynı yıl açtık. Yerimizin Hasanpaşa'da olmasından kaynaklanan bazı çekincelerimiz vardı. Zamanla bunları aştık. Gösterdiğimiz perfomans ve özel mönülerle belli bir kaliteyi yakaladık. Yaklaşık 4-5 yılda adımızı ve kalitemizi duyurduk. Güler Osmanlı Mutfağı olarak medyada çok sık yer almya başladık. Festivallere, fuarlara, çeşitli aktivitelere katılarak ve sponsorluklar yaparak markamızı duyurduk."
220 ÇEŞİT YEMEK VE HERGÜN 13-14 ÇEŞİT YEMEK Güler Osmanlı Mutfağı’nin yaklaşık 80 kişilik kapasitesiyle, 10 kişilik deneyimli personeliyle hizmet verdiğini belirten Ali Güler, “Mutfağımızı oluştururken farklı olmayı hedefledik. Bu amaçla mönümüzde Türk ve Osmanlı mutfağından seçilmiş yaklaşık 220 çeşit yemeğe yer verdik. Her gün 13-14 çeşit yemek çıkıyor. Mönü hergün dönüşümlü olarak değişiyor. Böylece müşterilerimize hergün farklı lezzetler sunuyoruz.”
ÖNCE MÜŞTERİMİZİN SAĞLIKLI BESLENMESİ Güler Osmanlı Mutfağı’nın sahibi Ali Güler sağlıklı olduğu için yemeklerde sıvı yag kullanmadıklarını belirterek şöyle devam etti: “Günümüzde insanlar sağlıklarınıa çok dikkat ediyorlar. Bu nedenle müşterilimizn sağlığını düşündüğümüz için bizde mönüde seçici olduk. Yemeklerde katı yağ kullanmıyoruz. Bu nedenle yemeklerimiz ağır değildir. Mönümüzde bulunan ve müşteriler tarafından beğeniyle sipariş edilen Osmanlı Tabağı günün yemeklerinden bir demet sunmamızı sağlıyor. Kullandığımız malzemenin kalitesi nedeniyle her yaştan müşterilizin tercihi olan bu yemeği, özellikle beslenmelerine özen gösteren bayanlar bile rahatlıkla yiyebiliyorlar. Arkasından ise Güler Osmanlı Mutfağı’nın en özel ürünü olan Padişah Tatlısı’nı yiyerek hiçbir rahatsızlık duymuyorlar. Mönümüzd bulunan Osmanlı Köftesi’ni diğer köftelerden farklı olarak içersinde banarat kullanmıyoruz. Herhangi bir katkı maddesi ile etin lezzetini bozmuyor ve kaliteli bir etten üretilen köfteyi sunma imkanı buluyoruz. Yanında garni olarak verilen özel bir işlemle hazırlanan kavrulmuş soğan ise ağızda koku, midede rahatsızlık yapmıyor.
FASULYESİ İSPİR’DEN GÜVEÇTE ÇAYELİ KURU FASULYESİ Güveçte yapılan ve fasulyesi İspir’den gelen ünlü Çayeli Kurufasulyesi de en çok rağbet gören çeşitlerimiz arasında yer alıyor. Güveçte fasulye taş fırında 2 saat 10 dakikada ağır ağır pişerek tadına tat katıyor. Fasulyesi Erzurum İspir’den, tereyağı Vakfıkebir’den geliyor. Fasulyenin pişirmeden gazı alınarak daha sağlıklı hale getirilmesi sağlanıyor.
PİDE YEMENİN ŞARTLARI VAR
Güler Osmanlı Mutfağı’nın mönüsünde Türk ve Osmanlı Mutfağı’nın özel pideleri de yer alıyor. Ancak bazı pideleri yemek için özel şartlar uygulanıyor. Müşteri şartları kabul etmezse pide yapılmıyor. Bu katı kural en seçkin müşterilere bile uygulanıyor.
MÜŞTERİLER MİSAFİRDİR Güler Osmanlı Mutfağı'na gelen herkesi misafir olarak kabul ettiklerini belirten Ali Güler, kapıdan giren herkese tanıdık tanımadık ‘merhaba hoşgeldiniz’ diyerek elini uzatıyor. Tük geleneğinde herkesin “Tanrı misafiri” olduğunu ve “merhaba” denilerek sevgiyle karşılanması gerektiğini belirten, Ali Güler, “Türk geleneklerini sürdürüyoruz” dedi. Ali Güler, "İşin özü saygıdan geçiyor. Ağız tadını bilen insanlar geliyor. Ben nasıl ciğer yemek için Edirne'ye gidiyorsam, insanlar da lezzeti arayıp buluyor. Hasanpaşa'da oturanlardan çok fazla müşterimiz yok. İnsanlar Hasanpaşa'ya değil, Güler Osmanlı Mutfağı'na geliyor" diyor.
ÜÇ YILDA TÜRKİYE’DE TANINAN MARKA OLDUK Güler Osmanlı Mutfağı için üç yıldır reklam faaliyetlerini sürdürdüklerini ve reklama çok önem verdiklerini belirten Ali Güler, şöyle devam etti: “İşletmemizin 42 yıllık mazisi var. Ancak üç yıldanberi yaptığımız yenilikleri sunarak markamızı daha bilinir hale getirdik. Çeşitli televizyon ve sohbet programları yanında yarışmalara katılarak markamızı pekiştiriyoruz. Önümüzdeki dönemlerde Hasanpaşa’daki merkezimizi koruyarak, daha büyük bir Güler Osmanlı Mutfağı açarak daha geniş kitlelere hitap etmeyi planlıyoruz. Eğer şartlar elverirse, iç dekorasyonu ve mimarisiyle de Osmanlı döneminin görkemli yaşamını yansıtan köşk şeklinde bir binada geleneksel Osmanlı yemeklerini sunmak istiyoruz. Böyle bir atılım sonrası ise Güler Osmanlı Mutfağı’nın adını franchise sistemi yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Önümüzdeki günlerdeki planlarımızı gerçekleştirirsek kendimizi Türk ve Osmanlı mutfağına layıkıyla hizmet etmiş olarak kabul edeceğiz.”
|
| < Prev | Next > |
|---|